20 Ekim 2017 Cuma

MÜZİK LİSTESİ 2



Hollow Coves-The Woods
Jessie Ware-Alone
Chanmina-My Name
Ümmüşen-Gönül Geçmiyor
Louis Armstrong-A Kiss to Build a Dream On
Cat Stevens-The Wind
Frero Delavega-Quand Je Serai Un Grand
Thom Yorke/PJ Harvey-This Mess We're In
Kodaline-Brother
Rafet El Roman-Seni Seviyorum
Joy Williams-Sunny Day
Selena Gomez-Same Old Love
Deniz Tekin-Gelir miyim?
Hande Yener-Kim Bilebilir ki Aşkı?
Madeleine Peyroux-Between the Bars
Elliot Smith-Alameda
Elliot Smith-Miss Misery
Elliot Smith-Baby Britain
Pink Martini/The Von Trapps-Gong Xi
Kendrick Lamar-DNA
Little Mix-DNA

19 Ekim 2017 Perşembe

BLOGLARDAN SEÇMELER 2



HAYAT CIVILTISI

Van gölü canavarını gören sevgili arkadaşımız seçmeli bir kitap çekilişi düzenlediiii.


BİR KÜÇÜK ELİF

100 kitaplık müthiş bir kitap listesi yazdıııı.


BENİ DUYUN

Yeni arkadaşımııız. Kısa kısa notlar yazıyor ve yorumlarda da aktif. Bugünlerde keşfettiği blogları yazıyooo.


ASLIHAN T.

Bizleri Van İl Halk Kütüphanesi için imzaya çağırıyooo.


KADINA DAİR HER ŞEY

Yeni arkadaşımız kişisel bakım yazıyoooo ve yazıları da yorumları da arkadaşlığı da tatlişşşş.


BEYZA MOLLAAHMETOĞLU

Aramıza müthiş yazan Beyza arkadaşımız döndü. Çok kendine özgüdür ooo.


DÜŞ TASARIMCISI

Fotoğrafçılık yazılarıyla aramıza yeni katılan arkadaşımızım blogu çok faydalııı.


ELİF SARI

Ondört Yıl Sonra Samsun yazısı çok tatlııı. Hem sevimli hem duygusal


SATIR ARASI

Yaşam, sanat, kişisel gelişim, gezi gibi konularda hoş yazılar yazıyooo. O da artık eskilerden olduuuu.


EZGİ

Derin şiirleriyle aramızda. 

18 Ekim 2017 Çarşamba

SOSYAL MEDYA MAZİ



O dönem MSN popülerdi, Yahoo grupları, forumlar. 2007-2010 yılları.

Doktorlar dizisi vardı. Herkesin sevdiği diziydi. Forum toplulukları oluyordu. O forumdaki dostluklar çok gerçekti. Sosyal medya deyip geçmeyelim, en masum dönemlerimizdi.

Forumu yönetenler, onaltı, onsekiz yaşından büyük değildi ama çok ilgilenirlerdi, binlerce üyesi vardı, domainli filan resmi web sitesi gibi. Üyeler toplanır, Gebze’ye giderdi sete, oyuncuların bile haberi vardı siteden.

Sonra bir gün site çöktü. Kurtaracak gibi oldular ama kurtulamadı, öyle olacağını anlayınca forum yöneticileri her üyenin kayıt mailini alıp MSN’de topluluk oluşturup bildirim yaptılar, belki emeklerimiz gitti ama dostluklarımız kalıcı olsun diye birbirinizi ekleyip kaybetmeyin dediler.

İnternette herkes yeni sayılır o günlerde, Facebook bile eski değildi. Bir sürü tanımadığım insan yazdı o zaman MSN’den. Yüzlerini asla görmediğim bir sürü arkadaşım oldu. Buse, Betül, Sıla. MSN’de yazardık, kendini deşifre etmek isteyen, yakın hisseden kamera açardı, en büyük görüşmelerimiz onlardı.

Farklı emojiler olurdu, resimler, tripli durum güncellemeleri, hayat buysa gerçek nedir, mesela. Dinlediğimiz müzikler gözükür, Derin şu anda Ayna dinliyor, şu an meşgulum diye hesabını turuncu yapardın. O tanıdıklarımdan birkaç kişiyi uzun yıllar sonra yüzyüze de gördüm.

Hatta bir ablamız vardı, bizden birkaç yaş büyüktü, onu görmeye Güngören’e  gitmiştim. Doktorlar forum grubundan başka bir arkadaş da bana kızmıştı, o ablaya gitmek için Bağcılar’dan geçmen lazım, niye bana uğramıyorsun diye. 

17 Ekim 2017 Salı

TE STRUGA TE



Struga’ya gitmiştim okumaya. Yine değişim programı.

Struga, Makedonya’da, Ohri Gölü’nün kıyısında. Bir taraftan Ohri’ye gidiliyor, diğer taraftan da Arnavutluk’a. Şehirdeki şiir geceleri de ünlü. Bizden de şairler katılır her sene.

İstanbul’dan gittim. Netten okudum biraz, forumlardan bilgilendirme aldım. İndim şehre, e aylarca kalıcam bari tanıyım şehri değil mi, gezeyim de göreyim yani.

Yürüyom yürüyom, hep aynı yere çıkıyorum. Allahım çıldıracağım, bir kaybolayım değil mi, bir yeni yol göreyim, kafam karışsın. Olmuyor hep aynı yere çıkıyorum.

Millet yol bulamayınca ne yapar, adres sorar, e ben de hep aynı caddeye çıkıyorum, başka cadde de bulamadım, yoldan geçen bir amcaya yöneldim.

Amca, ben şehrin diğer caddelerine nasıl çıkarım? Adam da kolunu omuzuma dayadı iyi mi, bak çocuğum, aha te gürürsün dümdüz te bu caddey bildiğin tete bu e te başka da yoktur, dedi.

Sen kalk İstanbul gibi yerden tek bir caddesi olan yere gel, başıma kaynar sular döküldü, sanki dünyam yıkıldı. Sonra öğrendim bu tete teyze demekmiş ama amca bunu te yani işte bu anlamında kullanıyormuş.

16 Ekim 2017 Pazartesi

KAN TUTMASI



Kan tutuyor herhalde derlermiş. Dedemin anne dedesi geceleri rüyasında hep kan görürmüş. Eskiden çok düşman askeri öldürdüğü, kafasını kestiği için. Kestikleri kafaları çuvalla getirirlermiş köye.

O zamanlar öyleymiş. Efeler, çeteler. Dedemin anne dedesi, Girit’ten dönerken bir Rum kızını getirip evlendiğinde, Kuşadası’nda, efeymiş, sonra kızları olmuş birkaç tane. Bir tanesi de zaten dedemin annesi oluyor.

O zamanlar zenginmişler, konakta yaşarlarmış. Çalışan çok. Kızlarından biri, Müyesser, çiftliğin seyisine aşık olmuş. Çok yakışıklıymış genç adam. Babasına söyleyememiş Müyesser. Sonunda seyisle birlikte kaçmışlar.

Seyis, Sarayköy’lüymüş. Ailesinin yanına gitmişler, yerleşmişler. Müyesser, adamı çok seviyor ama aile tabii çok farklı gelmiş ona. Kültürleri, yaşamlarına alışamamış. Aradan birkaç ay geçmiş. Sonunda kaçmış, dayanamamış, babasının evine dönmüş.

Çok utanıyormuş ama. Babası da efe adam ama hiçbir şey dememiş. Sessizce yaşamış evde kadın. Bir sabah uyandıklarında onu ölü bulmuşlar. O zamanlar evler ahşap. Tavandaki duvarın kirişine asmış kendini. O efe de çok sessizleşmiş o günden sonra.